sdfas

Haberler

TÜRKÇEMİZİ SEVİYORUZ

Dil, insanlar arasında iletişim kurmayı sağlayan, duygu ve düşünceleri aktarmaya yardımcı olan sesli işaretler sistemidir.

Özellikle de aynı toplumda yaşayan veya aynı milletten olan insanlar için en önemli iletişim aracıdır. Maddi ve manevi kültürel değerlerin aktarılması dil vasıtası ile olmaktadır.

Ülkemizde resmi dil olan Türkçe aynı zamanda bizim milli dilimizdir.

"Dili bir, dini bir, gönlü bir insan yığını

Görüyor varlığının bir yerde toplandığını"

Yahya Kemal bu dizelerde dilin mili bir unsur olduğunu ne de güzel ifade etmiştir.

Bununla birlikte modern dünyanın getirdiği teknolojik imkanları kullanmak, küreselleşen dünyamızda farklı etnik gruplarla iç içe yaşamak; olumlu olduğu kadar olumsuz etkileri ile de hem milli kültürümüze ait değerlerimizde hem de güzel Türkçemizde yozlaşmaya neden oluyor. Çoğu zaman dilimizde her birinin karşılığı olduğu halde "usb", "full", "laptop", "agresif" ve buna benzer yabancı kelimeleri kullanıyoruz. Sosyal medyada ise durum daha vahim bir hal alıyor. Milletçe "naber", "kanki", "ne iş" gibi işin kolayına kaçan bir konuşma dili ortaya çıkararak oldukça naif ve kibar bir dil olan Türkçemize haksızlık ediyoruz.

Bizler de Ahmet Yesevi Bilgi Evi olarak bu sorunun farkındayız. Öğrencilerimizle yaptığımız etkinlikler ve pano çalışmalarıyla Türkçe'nin önemine vurgu yapıyor, onları bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Öğrencilerimizi yabancı kelimeleri kullanmak yerine, dilimizde karşılığı olan kelimeleri kullanmaları konusunda teşvik ediyor; akıcı, kibar bir üslupla konuşmanın önemini her fırsatta dile getiriyoruz. İnanıyoruz ki dilimizin korunması, ileri nesillere aktarılması, bizlerin ona sahip çıkması ile olacaktır.

Unutmuşum ana demesini bile,

Öykünmüşüm türküsünü ellerin.

Ağzıma bir kara düşmüş bağışla beni,

Türkçem, benim ses bayrağım.

Fazıl Hüsnü Dağlarca